Salı, Mayıs 11, 2010

DAMLA'DAN TOKAT GİBİ SÖZLER

Bazı şeyler vardır hayatta görmezlikten gelirsiniz, bazı yaptığınız hatalar vardır farkına varmazsınız. Gün gelir ki bunlar  hiç ummadığınız anda yüzünüzde tokat gibi patlar. Sizi kendinize getirir, sarsılırsınız. Ne yapıyorum ben dersiniz. Kendinizi, hareketlerinizi, ilişkilerinizi gözden geçirirsiniz.

Damla tam asi ruhun etkisinde kendini kabul ettirme yaşında.

Dolayısı ile sözünü esirgemeyen doğru tespitler yapan ve sözleriyle beni resmen döven bir evlat oldu.

Ben evde otorite dozunu bazen aşıyorum. Bazen farkına varıyorum bazen farkında olamıyorum. Kendimi frenlemeyi deniyorum, ama ne yapayım ben buyum. İkinci çocukla tahammülüm daha da azaldı sanırım.

Kuralcıyım. Dominantım. Hayırcıyım. Bu halimle gurur duymuyorum. Keşke biraz daha esnek bakabilsem hayata. Keşke daha geniş olabilsem çocuklara ve eşime. Her zaman böyle değilim elbet :). Eğenceli yanlarım, esnek olduğum durumlar da var.

Kuralcı oluyorumda ne oluyor? İstediğim gibi mi oluyor her şey? Hayır. Hiç değil.

Hayır diyorum da ne oluyor hayır dediklerim yapılmıyor mu? Hayır daha a cazip hale geliyor 'hayır'lanan şeyler. Ama benim hayırlarımı evete dönüştüren, esnek olan babayı da unutmayalım.

Denge kurmak çok zor. Evdeki hesap hiç bir zaman çarşıya uymuyor işte. Kendime telkinlerde bulunuyorum ama uygulamaya gelince olmuyor.

Şimdi gelelim Damla'nın tokattan beter sözlerine. Yorumu size bırakıyorum.

'Ona sinir oluyorum buna sinir oluyorum! diye başlayan cümle karşısında Damla'dan gelen cevap:

Sinirli bir şekilde:
- 'Anne ben de senin herşeye sinir olmana sinir oluyorum'

Hayır denilen bir durum karşısında Damla'an gelen cevap:
- 'Ona hayır buna hayır. Hapishane mi burası, gidicem bak'

Alışveriş merkezinde almak istediği hatta tutturduğu bir kitabı almadım.
Önce kabullendi. Konu kapandı. Ben öyle sanmışım :).

 Dakikalar sonra, Damla'dan olaya bir yaklaşım.
- Anne, bazen yattığimda, bazen de yürürken içimde birileri konuşuyor. Bir sesler geliyor. Sana da oluyor mu?

Ben merakla:
-Nasıl sesler kızım merak ettim. Ne diyor o sesler?

D: -Mikroplar

Ben:- Ne, mikroplar mı?

D:- Ama, iyi mikroplar.

Diyorlar ki, 'annen ne kadar iyi biri. Eminiz sana istediğin kitabı alacak'.
Ve sonra kikirdemeye başlıyor.

Şimdi ne yaparsınız;? Hayır alınmayacak dediğiniz kitap alınıp lafınızdan dönülür mü, dönülmez mi?

Bu sözler beni derinden etkiledi ve de kendimi bol bol eleştirmeme sebep oldu.

Daha esnek, daha kuralsız günlere :)...

Sevgiler,

3 yorum:

poh poh perisi... dedi ki...

Ferahcım bu ne tatlılık ya, ben almıştım çoktan kitabı :) offf otorite sıfır olacak ben de sanırım:( iki güzel lafla kandırılabilen bir anne, umarım geç keşfeder:)

PASTAlila dedi ki...

Neslicim gerçekten çok zor. Ben de aldım kitabı ama ne zaman? O gün değil ertesi günü gösteri sonrası hediye olarak. Çok fenayım çookkk :P...

yıldız dedi ki...

ayy süper bende iki çocuk annesiyim yazılarınız hepsi çok güzel...