Pazartesi, Şubat 27, 2006

Uzun bir aradan sonra Merhaba

Ceeee



















Bloğumuza ilgi göstermeyeli bayaği bir zaman oldu. Bu arada neler yaptik? Ben ev hayatina iyice bi alıştım. İş hiç aklıma gelmiyor. Damla günümü öyle bir dolduruyor ki. Arka arkaya yağan karla beraber eve tıkılmıştık. Güneş bir ara yüzünü gösterdiğinde de kızımı oyun grubuna götürdüm. Artık kısmetse mümkün olduğunca götürücem. Ben anneyiz.biz in düzenlediği ilk yardim seminerine gittim.

Gecen haftada Kartalkaya'ya gittik. Mükemmel bir hava bizi karşıladı. Damla da bol bol kar havasi aldi. Ablam sagolsun, Damla'nin peşinden koşarken bende kayma fırsatı buldum. Damla hanım otelin maskotuydu resmen. Otelde adım atmadığı yer kalmadı. Bu tatil hepimize çok iyi geldi ama dönüş ve eve geldikten sonra o valiz açıp yerleşme yok mu acayip yorucu ve can sıkıcı :) İki gun çantalara dokunmadım. Gerçi hic zamanım da olmadı. Haftasonu sevgili Pınar'cığımızın yakışıklı oğlu Alperen' in diş buğdayı vardı. Ona gittik bir sonraki yazımda onu anlatacağım. Bu yazıya noktayı koyalım o zaman.

2 yorum:

sevilay dedi ki...

ohh ne güzel, bende cok istiyorum kaymak, ne kadar sanslisiniz. Bizim burada böyle bir imkanimiz yok, maalesef, kayak yapmak istersek, 5 - 6 saat yolculuk yapmamiz lazim, ve bu kadar uzun bir yolla kücük bir cocukla cikmaya degmez.

Resim cok güzel, ne güzel her yer bembeyaz.

Ferah Gulsen dedi ki...

Sevilaycim valla benim eşim kar hastası çocuktan beter. Kış geldi mi onun gözü hep meteorolojidedir. Kar bekler dua eder :). Ama haklısın ufak çocukla yol yorucu oluyor. Kartalkaya'da burdan 4 saat molalarla 5 saati buluyor işte. Ama gidiyoruz. Kar aşkı işte.